Evlenmeyen Abaza mıdır? Yılların yanlışını düzeltiyoruz…

Azapkapı İstanbul’da Haliç kıyısında Unkapanı Köprüsü veya diğer adıyla Atatürk Köprüsü’nden Taksim’e çıkan yolun başında Beyoğlu ilçesine bağlı Unkapanı Köprüsü’nün Şişhane tarafındaki ayağı yanında yer alan ve Mimarsinan tarafından yapılan Azapkapı Camii ya da diğer adıyla sadrazam Sokullu Mehmet Paşa Camii’nin hemen yanı başında Cenevizliler döneminde yapılan ve o yıllarda Porta di San Antonio (Aziz Antonyo Kapısı) olarak da bilinen kapıdır.
Osmanlı döneminde Haliç tershanesi’nin yanında kurulan Azebler kışlası semte adını vermiştir. Azep, Osmanlı döneminde tersanede görevlendirilen deniz kuvvetleri mensuplarına verilen isimdi. Azebler Osmanlı döneminde denizci tersane görevlisi askeri sınıftı. Yeniçeriler gibi evlenmeleri yasak olduğundan “azep” denilmişti bunlara. Zira Azeb Arapçada bekar demektir. Yani aslında Azebkapıdır ismi. Çekilen acı anlamındaki azaptan gelmemektedir. Zafer takını andıran yapının ne zaman yıkıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Gelelim asıl mevzumuza. Halk diline yerleşmiş bir deyim var. Bunu biz yıllardan beri evlenmeyen yaşı geçmiş insanlara ya da genç de olsa argo tabiriyle abaza deriz. İşte deyim aslında arapçada bekar, evlenmemiş anlamına gelen “azeb” kelimesinden geliyor.
Tıpkı “sıhhatler olsun“u “saatler olsun” ya da “yalancının mumu yassıya kadar yanar” deyimini “yalancının mumu yatsıya kadar yanar” şeklinde anladığımız gibi. Evlenmemişlere umarım bundan sonra abaza demez bu yazı aklınıza gelir ve asıl denmesi gereken kelimenin azeb olduğunun bilinciyle cümle kurarız.
Aslında karşında duran evlenmemiş o kişi abaza değil, azabadır…
Abhazya, Kafkasya’da Karadeniz kıyısında, 1994’te Gürcistan’dan ayrılan de facto bağımsız bir cumhuriyettir. Başkenti Sohum olan bölge, Rusya ve birkaç ülke tarafından tanınsa da uluslararası alanda büyük ölçüde Gürcistan’ın parçası sayılır.
